Özel Arama
  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Arsiv
  • bonçuklu batik
    mükemmel
    muhammed sahin
    hiçbirşey
    boşşş
    meltem şat
    merhabalar
    http://tarifdunyasi.com/
    http://tarifdunyasi.com/
    merhaba




    26/3/2009

    Rüzgar Yoksa Kürek Çek


    Karşılaşılan her güçlük, her tehlike, aşılması gereken bir engeldir.
    HAYAT AKSİYONDUR, DAYAN…!

    Sabrın yerini hayatta hiçbir şey tutmaz…Eğer amacına ulaşmak istiyorsan, her zorluğa göğüs ger, her ıstıraba katlan..

    AZMİNİN HER KIRILIŞINDA, GAYENİ – AMACINI DÜŞÜN..!

    Eğer rüzgar yoksa, kürek çek;Bal yapan arıyı düşün,sonra…Koca Çınarı deviren ağaç kurdunu,ve….karıncayı hatırla.

    UNUTMA! HERŞEYİN BEDELİ VAR…!

    Kanadını çırparak, dala yükselir kuş; Oturup boş yere çırpınmak neye yarar?Önce sebep göster,Sonra ümitten söz et..Hayat aksiyondur, dayan!

    NEREDE BİR İRADE VARSA ORADA BİR YOL VARDIR!

    RÜZGAR YOKSA KÜREK ÇEK….

    10/1/2009

    Ne İdik, Ne Olduk


    Faziletliydik: Kimsenin malına, mülküne göz dikmezdik. Kimsenin namusuna yan bakmazdık. Hırsızlık nedir bilmez, dilenciliği meslek edinmez, kimseyi de küçümsemezdik.


    Dürüsttük: Bir zamanlar, Londra Ticaret Odası'nın en görünür yerinde şu mealde bir tavsiye levhası asılıydı: "Türklerle alışveriş et, yanılmazsın."





    İtibarlıydık: Bir zamanlar, Hollanda Ticaret Odası'nın toplantılarında oylar eşit çıkınca, Osmanlılarla alışverişi olan tüccarın oyu iki sayılır, onun dediği olurdu.


    Temizdik: Yere bile tükürmezdik. Hatta, Osmanlı askeri teşkilatını Avrupa'ya tanıtmasıyla meşhur Comte de Marsigil, yere tükürmedikleri için atalarımızı şöyle eleştiriyor: "Türkler hiçbir zaman yere tükürmezler. Daima yutkunurlar. Bunun için de saçlarında sakallarında bir hararet olur ve zamanla saçları, kaşları, sakalları dökülür."


    Çevreciydik: Kurak günlerde ücretle adamlar tutup sokaktaki ulu ağaçları sulatır, göçmen kuşların yorgunluk atması için, saçak altlarına kuş sarayları yapardık. Bunlara öyle çok örnek var ki, saymakla bitmez.


    Harama el sürmezdik: Fransız müellif Motray, 1700'lerdeki halimizi şöyle anlatıyor: "Türk dükkânlarında hiçbir zaman tek meteliğim kaybolmamıştır. Ne zaman bir şey unutsam, hiç tanımadığım dükkâncılar, arkamdan adam koşturmuşlar, hatta birkaç kere Beyoğlu'ndaki ikametgâhıma kadar gelmişlerdir."


    Medeni idik: İngiliz sefiri Sir James Porter ise, 1740'ların Türkiye'si için şunları söylüyor: "Gerek İstanbul'da, gerekse imparatorluğun diğer şehirlerinde hüküm süren emniyet ve asayiş, hiçbir tereddüde imkân bırakmayacak şekilde ispat etmektedir ki, Türkler çok medeni insanlardır."


    Dosdoğruyduk: Fransız generallerden Comte de Bonneval ise, şu hükmü veriyor: "Haksızlık, murabahacılık [aşırı kâr koyma, tefecilik], inhisarcılık [tekelcilik] ve hırsızlık gibi suçlar, Türkler arasında meçhuldür... Öyle bir dürüstlük gösterirler ki, insan, çok defa Türklerin doğruluklarına hayran kalır."


    Hırsızlık nedir bilmezdik: Fransız müellif Dr. Brayer, 1830'ların İstanbul'unu getiriyor önümüze: "Evlerin kapısının şöyle böyle kapatıldığı ve dükkânların çoğunlukla umumî ahlâka itimaden açık bırakıldığı İstanbul'da her sene azami beş-altı hırsızlık vakası görülür."


    Ubicini, Dr. Brayer'i şöyle doğruluyor: "Bu muazzam payitahtta dükkâncılar, namaz saatlerinde dükkânlarını açık bırakıp camiye gittikleri ve geceleri evlerin kapısı basit bir mandalla kapatıldığı halde, senede dört hırsızlık vakası bile olmaz. Ahalisi sırf Hıristiyan olan Galata ile Beyoğlu'nda ise hırsızlık ve cinayet vakaları olmadan gün geçmez."


    Naziktik: Edmondo de Amicis isimli İtalyan gezgini, yine 1880'lerin "biz"ini anlatıyor bize: "İstanbul Türk halkı Avrupa'nın en nazik ve en kibar insanlarıdır. Sokakta kavga enderdir. Kahkaha sesi, nadirattan işitilir. O kadar müsamahakârdırlar ki; ibadet saatlerinde bile camilerini gezebilir, bizim kiliselerde gördüğünüz kolaylığın çok fazlasını görürsünüz."


    Cihana örnektik: Türkiye Seyahatnâmesi'yle meşhur Du Loir'un 1650'lerdeki hükmü şöyle: "Hiç şüphesiz ki, ahlâk bakımından Türk siyasetiyle medeni hayatı bütün cihana örnek olabilecek vaziyettedir."


    Şefkatimiz yalnızca insana yönelik değildi, hayvanları, hatta bitkileri bile kapsıyordu.


    Hayata karşı saygılıydık: Bu konuda dilerseniz Elisee Recus'u dinleyelim, bize 1880'lerdeki halimizi anlatsın:

    "Türklerdeki iyilik duygusu, hayvanları dahi kucaklamıştır. Birçok köyde eşekler haftada iki gün izinli sayılır... Türklerle Rumların karışık olarak yaşadığı köylerde ise, bir evin hangi tarafa ait olduğunu kolaylıkla anlayabilirsiniz. Eğer evin bacasında leylekler yuva yapmışsa, bilin ki o ev bir Türk evidir." (Küçük Asya, c. 9)


    Hayırseverdik: Comte de Marsigli'yi tekrar dinleyelim: "Yazın İstanbul'dan Sofya'ya giderken dağlardan anayol üzerine inmiş köylülerin, yolculara, bedava ayran dağıttıklarına şahit oldum."


    Aynı müellif, ceddimizin hayırseverlikte fazla ileri gittikleri kanaatindedir. Şöyle diyor: "Fakat şunu da ifade etmeliyim ki, bu dindarâne hareketlerinde biraz fazla ileri gitmektedirler. İyiliklerini yalnız insan cinsine hasretmekle kalmayıp, hayvanlara ve hatta bitkilere bile teşmil ederler."


    Bu tespiti, İslâm ve Türk düşmanı Avukat Guer misallendiriyor: "Türk şefkati, hayvanlara bile şamildir" dedikten sonra şu örneği zikrediyor: "Hayvanları beslemek için vakıflar ve ücretli adamları vardır. Bu adamlar, sokak başlarında sahipsiz köpeklere ve kedilere et dağıtırlar... Sokaktaki ağaçların kuraklıktan kurumasını önlemek için bir fakire para verip sulatacak kadar kaçık Müslümanlara bile rastlamak mümkündür..."


    "Kaçık"lığın kaynağını da veriyor adam: "Birçokları da sırf azad etmek için kuşbazlardan kuş satın alırlar. Bunu yapan bir Türk'e, bir gün, yaptığı işin neye yaradığını sordum. Küçümseyerek baktı ve şu cevabı verdi: 'Allah'ın rızasını tahsile [kazanmaya] yarar.'"


    Ne dersiniz? Galiba, geçmişimizden uzaklaşmak, bize çok pahalıya patladı.


    İşte sorulmaya değer ve cevaplanması elzem olan soru: "Bizde, o zaman var olup da bugün olmayan nedir? Nasıl kaybettik? Nasıl buluruz?"
    ALINTIDIR [ mstq]

    10/1/2009

    Yerine Kimseyi Koyamadım...


     

    Yağmur vuruyor cama…
    Pencerenin önündeyim. İçim nasıl acıyor…
    Nasıl da duymak istiyorum sesini. Nasıl da özledim seni… Dışarıda yağmur var, bir yağmur bulutu da gözlerimde…
    Sebebini bilmiyorum ama ağlamak istiyorum, gözyaşım bitene kadar...
    Anlatamadığım duygulardayım.

    Duygularım yüreğime sığmıyor. Yüreğim sığmıyor bedenime…

    Yağmura ve bu halime çare bulamamak… Bitiriyor beni. Dalıp gidiyorum… Ne düşünüyorum? Bilmiyorum.

    Uykusuz geçen gecenin ardından mideme ağrılar girmiş, tüm gün sersem sersem geçmiş, ruhum daralmış bir halde, sıkılmış, bunalmış nefes alamaz durumdayım.
    Anlamı yok hiçbir şeyin, sen yanımda olana kadar...

    Uyumak istiyorum, hiç uyanmamacasına. En güzeli bu olur şu an herhalde. Evet… Hep uyumak…
    Çünkü ancak o zaman düşünmüyorsun, yaşamıyorsun bu anları.

    Ruhum bedenime sığmıyor, isyanlarda. Taşmak, önüme çıkan ne varsa çarpmak istiyorum. Çarpa çarpa ufalıp, yokolup, bitmek için…

    Feryatlarda yüreğim, avaz avaz bağırıyor, ama kimse duymuyor.
    Nafile…

    Ağlamak istiyorum, gözyaşım bitene kadar… Gözyaşım; ruhumu, kalbimi bulunduğu durumdan kurtarıp, temizleyene kadar… Yepyeni, huzurlu, mutlu bir ben ve yanımda sen olana kadar…

    Varsın ağlayışım aşktan olsun. Ne kadar sürer bilmem ama yıllarca sürse bile…

    Ağlayacağım… Ağlayacağım.

    Yanımda sen olana kadar......

    Yerine Kimseyi Koyamadım


    ben bu şehirde sensizken bilsinler ki; gelmez bir araya yüreğimin iki kıyısı...
    ALINTI



  • su dalgası atkı bere takım
  • kar beresi
  • çocuklara şirin bereler
  • kelebek motifli bereler
  • ısırılmış elma desenli bere
  • erkek bereleri
  • çok şık bereler
  • Bayanlar İçin Şık bere Örneği
  • yeşil bere modeli fıstıklı bere yapilisi
  • yapılışıyla bere modeli
  • artan iplerden bere modeli
  • çocuk bere patik takım
  • süper bere ve boyunluk
  • sıcacık bere ve etol
  • güzel bere ve atkı takım
  • file şapka
  • çocukların beğeneceği şeker kalemlikler yapmaya ne dersiniz?
  • çatlatma pano nasıl yapılır?
  • tweaty'li çocuk hırkası(çok yahşiii)
  • bayan süveteri
  • yumurtadan zeplin yapımı
  • lolipop ile çiçek yapımı
  • çiçek yapımı
  • Karpuz dilimli bebek patiği
  • sevdiklerinize el emeğinizi hediye edin
  • canergolf
  • meryemaslan
  • öykü öykü
  • hivelce
  • hiddence
  • Abdullah Atak
  • sonfasil
  • sennur atak
  • tanidinmibeni
  • gununhaberleri
  • ruyayorumcusu
  • heyheyli
  • doymaz
  • tarihpenceresi
  • esentepeli
  • zindeyasamsirlari
  • sennurundenemetahtasi
  • herseyemaydanoz
  • alintidir
  • kusburnu
  • bandanali
  • buyukyeniceli
  • binbirgecemasallar
  • dersnotlaricom
  • videoseyredelim
  • budagecer
  • AYAZ TEPE
  • BENIM DİLEKÇEM
  • CANVERMEZ
  • HERDEMECE
  • HIVELCE
  • HIDDENCE
  • SON FASIL
  • TÜRKÜHANEM
  • ZİNDE YAŞAM SIRLARI
  • RSS Sayfam